SMK 6/1’E FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI: ANKARA BAM 20. HD’NİN 1967 ORDUSPOR- ORDUSPOR FUTBOL KULÜBÜ KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, 2022/1191 E.-2024/1413 K. sayılı ilamında; “Markalarda ortak olarak yer alan "ORDU" ibaresinin maruf bir yerleşim yeri adı olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26.11.1999 tarih, 1999/5790-9590 E.K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, "Spor" ibaresinin de uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğu, bu durumda küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabileceği ve uyuşmazlık konusu hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinçli olduğu hususları gözetildiğinde, dava konusu başvuruda yer alan şekil ve diğer kelime unsurlarının dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığı kanaatine varıldığından...SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı..." yönünde karar vermiş, ilgili karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6227 E.-2025/4259 K. Sayılı ilamı ile onanmıştır.

6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1 maddesi;

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri

MADDE 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” Hükmünü havidir.

Buna göre marka tescilinde nispi ret nedenlerinden ilki olarak önceki marka ile aynı ya da benzerlik ile sınıfsal ayniyet veya benzerlik nedeniyle halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali yani ayrıştırılamama/benzer bulunma durumu düzenlenmiştir.

İlgili karara konu markalar arasında karıştırılma ihtimalinin olup olmadığının değerlendirilebilmesi maksadıyla ilk olarak şekli karşılaştırma yapılmalıdır ki bu doğrultuda önceki markanın ORDUSPOR  kelimesini asli unsur olarak ihtiva ettiği, markanın şekli unsurunun mor renkli olduğu, üst kısımda bir fındık silüeti içerdiği görülürken dava konusu markanın da 52 ORDUSPOR FUTBOL KULÜBÜ kelimesini asli unsur olarak ihtiva ettiği, markanın şekli unsurunun mor renkli olduğu, markanın merkezinde futbol topu üzerinde bir fındık silüetinin yer aldığı; tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde her iki markanın da de benzer olarak algılanabileceği görülür.

Dava konusu marka 41. Sınıfta “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.”nde tescillidir.

Ankara BAM 20.HD’nin kararında, markaların asli unsurlarının ayırt edici niteliği düşük zayıf ibareler olduğu belirtilmiştir. Daire, ORDU ibaresinin maruf olan bir il ismi olduğunu, SPOR ibaresinin de 41. Sınıf kapsamında ayırt edici niteliği haiz olmayan zayıf bir ibare olduğunu belirtirken aynı zamanda uyuşmazlık konusu hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinçli olduğundan bahisle sonraki tarihli markanın ayırt edici niteliğe ulaştığı kanaatine varmıştır.

Bu durumda, esasen ilgili markaların sektörel alandaki kazanmış olduğu ayırt edicilikler göz ardı edilmiş denebilir. Bilindiği üzere futbol sektörünün gerekliliğinden dolayı piyasada emsal olan büyük oranlı kullanım “ŞEHİR İSMİ + SPOR” şeklindedir. Buna örnek vermek gerekirse halihazırda ülkemizde neredeyse her ilin isminin sonuna spor kelimesi eklenerek oluşturulduğu (İstanbulspor, Trabzonspor, Kocaelispor, Elazığspor, Samsunspor…); bu şekliyle de piyasada ayırt edici hale geldikleri herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Ayrıca bazı takımların kapatılması/küme düşmesi sonrasında yeni bir logo ile ismin başına genellikle “yeni” ibaresi eklenerek veya adını değiştirip şehir isminden ibaret olarak kurulan takımların da piyasada önceki takımın ardılı gibi algılandığı hatta bazen ardılı olduğu da bilinmektedir (Malatyaspor-Yeni Malatyaspor, Çorum Belediyespor-Yeni Çorumspor-Çorum FK, Gaziantep Büyükşehir Belediyespor-Gaziantep FK)

Bu durum göz önünde bulundurulduğunda aslında Daire’nin yaptığı değerlendirmenin tam aksi şekilde uyuşmazlık konusu hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinci, bu markalar arasında bir ilişki, ardıllık öncellik, irtibat varlığı yönünde olabilecektir. Diğer yönden her ne kadar ORDU ibaresi şehir, SPOR ibaresi de sektörel unsurlar olsa da ilgili sınıftaki ve sektördeki markaların bu şekilde oluşturulma geleneği gözetildiğinde aslında her bir ilin ismi ile spor ibaresinin birlikte kullanıldığı markaların kendi içinde ayırt edici hale geldiği sektörel olarak da bilinen bir gerçektir. Ayrıca sonraki tarihli markada yer alan 52 ibaresinin de Ordu ilinin plaka numarası olduğu gözetildiğinde yine sektörde il plaka kodu ile oluşturulan takım isimlerinin varlığından dolayı da (24 Erzincanspor, 68 Aksaray Belediyespor) bu ibarenin yeni markaya bir ayırt edicilik kattığının değerlendirilemeyeceği de aşikardır. Bu durumda esasen 52 Orduspor ile 1967 Orduspor’un ilişkili olduğu ortalama tüketici nezdinde düşünülebilecek bir karıştırılma ihtimalidir.

Gelinen aşamada, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin onadığı Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi’nin ilamı doğrultusunda, sektörel gelenek ve emsaller bir kenara bırakılıp lafzi bir inceleme ile piyasada maruf kullanımların zayıf olduğu ve başkalarınca bu ibarelere ufak eklemeler yapılarak ayrıştırılmış kabul edildiği, bir başka deyişle herkesin kişisel tecrübesi ile ikilem yaşayabileceği bu konularda tamamen şekiller içinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.